BilinmeyenlerManşetönemli

Yahudi, ‘Nefret Suçu’ İle Hükümetin Himayesinde!

nefretyasasıBir zamanlar inananlar üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallanan ve her işin mahkûmiyeti için kullanılan TCK’nun163. Maddesi sil baştan.AK Parti Hükümeti’nin hazırladığı, 6 Şubat 2014’te yılın ilk ve kapsamlı Torba Yasası meclisten geçti.

Birçok konuyu kapsayan torba yasanın içinde öyle bir madde var ki, 80’li yıllarda kaldırılan 163. Maddeden daha tehlikeli gözüküyor. Yakın tarihimizde yaşanan sıkıntılarda kullanılan 312. Madde kaldırılan 163. Maddenin alternatifi gibi kullanılmış ve birçok inançlı insanlar mağdur edilmiştir.

“Nefret suçu yasası” Torbadan Çıktı

TCK’nun arındırıldığı uydurma “irticai terör” kavramı AK Parti Hükümeti eliyle “Nefret Suçu” başlığı altında torbanın içine girerek TBMM’de onaylanarak yürürlüğe girmiş oldu.

Ne diyor nefret suçu başlığı altında; “Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle; bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini, bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını, işe alınmasını, olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.”

AK Parti’nin varlık nedeni olan 3 “Y”’nin yok edilmesi bir yana adeta “Yasaklar” daha da genişletilmeye çalışılıyor iktidar tarafından. (3 Y ile mücadele edilecekti; Yasaklar, Yoksulluk, Yolsuzluk)

Hükümet iktidar süresince, özgürlüklerin genişletilmesini kendisine düstur edinmiş olduğunu beyan ederken, icraatları söylemlerinin tam tersi istikametinde gerçekleşiyor.

Yukarıda yasanın içeriği net iken, bu kez izahatta,ayrımcılıkla mücadele ve eşitlik kurulu oluşturulacağı ifade edilmekte! İyi de söz konusu “kurul” ifadesi var da, amaç ve yetkileri niye yok? Yasada, kişinin inanç, düşünce ve kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tercihlerine müdahale edilmesi veya değiştirilmesi teşebbüsünde “…bulunmasını engelleyen kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile..”cezalandırılacağı vurgulanıyor. İyi de. Yaşam tarzına müdahale derken kastedilen nedir? Açıklaması yok. İsteyen istediği gibi yorumlasın. Gelecekte yaşanacak mağduriyetlerde, “kanun koyucu bunu kastetmemiştir, siz bunu yanlış yorumluyorsunuz” denildiğinde, Cumhurbaşkanlığı seçimindeki 367 garabeti gibi oluşumların yaşanmayacağı garantisi yoktur.

Millet henüz düşünce özgürlüğünü tatmaya, alışmaya başlamıştı. Nefret Suçu ile yeni bir mayınlı, muğlak bir yasa oluşturuldu. Bu da inandığı gibi yaşamak isteyenlerin yoluna döşenmiş bu tuzağı olursa kimse şaşırmamalı!

İsrail İle Görüşmelerin Yoğun Olduğu Bir Dönemde Bu Yasa!

 Dış mihraklardan şikâyet eden AK Parti Hükümeti böyle bir yasayı TBMM’de yasalaştırarak, adeta onları koruma altına almış oluyor.

Görünen o ki, ilk hedef, anti – semitizm ile mücadele adı altında, Yahudi karşıtlığının önüne geçmek gibi bir durumla karşı karşıyayız.

Bu yasa gücü ile daha da vahim neticeleri çıkacak karşımıza!

Müslüman’ın Hâk Kitabı Kur’ân-ı kerimde “KÂFİR” ifadesi var. “Ama âyetlerimizi inkâr etmiş ve kâfir olarak can vermiş olanlara gelince, işte Allah’ın laneti ve insanların laneti hep onların üzerine olsun (2/161)” diyor ayette. Şimdi uluslararası gündem” belirleyenler veya AB ülkeleri “Nefret Suçu” kapsamına giriyor derlerse, mahkemeye müracaat ederlerse, Müslüman’ın mahkûmiyetini kim engelleyebilecek? Kanun var; hâkim, mahkeme yasaya göre karar verecektir. Yani Kur’âni ayeti okurken, mealini ifade ederken, “KÂFİR” kelimesini kullandı diye kürsüde vaaz eden imam, vaiz dava edilebilecektir.

Tabi Müslümana bu reva görülürken, mevzu bahis Yasa ile Türkiye, AB tarafından kabul edilen bütün inanç ve dini akımların propagandasına zemin oluşturmakla kalmayıp, bunların yapılmasına da ses çıkartamayacaktır.

 

Görülmeyen, ya da üstü örtülerek yasalaştırılan, adına “Demokratikleşme Paketi denilerek içine gizlenen zehirli madde birçok kurum, kuruluş, insanların başını yakacak.

Kur’ân- Kerimde yüzün üzerindeki “Kâfir” ile alakalı âyet bulunmaktadır. Yine, “Yahudilerin zulmetmeleri ve bir çok kimseleri Allah yolundan alıkoymaları, yasaklandıkları halde faiz almaları ve insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle daha önceleri kendilerine helal kılınan temiz şeyleri haram kıldık. Onlardan kâfir olanlara can yakıcı bir azap hazırladık” (4/160) “Yahudi” ifadesinin geçtiği 20 civarı ayeti kerime var.

Peygamberimiz Hz. Muhammed(sav) zamanından günümüze hutbelerde de okunan âyette “İNNEDDİNE İNDALLAHİL İSLÂM” “Allah katında din, şüphesiz İslâmiyet’tir” (3/19) buyruluyor. Nefret suçu yasası ile okunmasının yasaklanması istenir veya okuyan hakkında dava açılırsa;

“Kim İslam’dan başka bir din ararsa, bilsin ki, (o din) ondan kabul edilmeyecek ve o, ahirette kaybedenlerden olacaktır.” (3/85) âyetini Müslümanlar okuyamayacaksa;


Allah (CC)’ın âyetini gizleyenlere karşı, “İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara apaçık gösterdiğimiz hidayet yolunu gizleyenlere hem Allah hem de bütün lânet ediciler lânet eder.” (Bakara suresi/159) buyruğu ne olacak?

“Katil, Siyonist, Terör Devleti İsrail” gibi kavramlar gibi, Kur’ân âyetleri de“Nefret Suçu” kapsamında değerlendirilecektir. Belki bundaki asıl amaç Kur’ân ve İslami tebliğ faaliyetlerine yasak getirtmektir.

Sonuç olarak, Kur’ân ayetlerinin dahi “nefret suçu” kapsamında değerlendirilmeyeceğinin hiçbir garantisi yoktur. Özgürlüklerin genişletilmesi bir yana, dinimizi yaşamak, kitabımız Kur’ân-ı Kerim’i dahi okumak hapse girmemize neden teşkil edebilecektir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi

*

Başa dön tuşu