Ana SayfaETKİN ÖNDEGenelManşet

Özerk Filistin yönetimi ırkçı İsrail’e taviz veriyor

mm

Filistin İslamî Direniş Hareketi (HAMAS), Mahmut Abbas’ın liderliğindeki  özerk Filistin yönetimiyle işgal rejimi İsrail arasında süren sözde barış görüşmelerinin endişe verici olduğunu belirterek, bu görüşmelerin ardından imzalanacak bir anlaşmayla Filistin yönetiminin işgal rejiminin Yahudiliğini kabul etmesi, buna karşılık diğer tarafın da Filistin devletini tanıması, bununla işgal rejimiyle mücadelenin sonlandırılması ve işgal rejimiyle Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin de normalleştirilmesinin ürkütücü olduğunu kaydetti ve Filistinlilerin hakları konusunda Abbas’ı ve Filistin müzakere heyetini uyardı.

HAMAS liderlerinden Mahmud ez’Zehar, Amerika’nın doğrudan gözetimindeki  müzakerelerin  Filistinlilerin haklarını  tamamen  gözardı ettiğini ve siyonist İsrail’in özerk Filistin’i öne sürerek Filistinlilerden daha fazla taviz  almanın hedeflendiğini belirterek, Abbas’tan sonucu Filistinlilerin hayrına olmayacak bu müzakerelerden çekilmesini istedi. Zehar, ayrıca Abbas ve müzakere ekibinin, Filistinlilerin  haklarından zerre kadarını  ırkçı İsrail’e vermelerini kabul etmeyeceklerini ve bu yönde de haklarının olmadığının altını çizdi.

Terör rejimi ve özerk Filistin yönetimi arasında  yaklaşık 20 yıllık geçmişi bulunan sözkonusu görüşmelerde  bu  zamana kadar  Filistinlilerin zararıyla sonuçlanacak anlaşmalar  imzalanmış ve hatta ırkçı İsrail, imzaladığı anlaşmaların hiç birine  bağlı kalmamış bu yönde  Siyonist site inşatlarına bütün hızıyla devam etmiştir.

Bundan dolayı müzakerelerin   Filistinliler aleyhinde neler getireceğini bilen HAMAS hareketi,  Amerika dışişleri bakanı Kerry ve Özerk Filistin  yönetimi lideri Abbas arasında  yapılan görüşmeleri de deşifre ederken, ırkçı İsrail ve Filistin yönetimi arasında muhtemel imzalanacak bir anlaşmanın faturasının ise  geçmiştekilerden daha da ağır olacağı tahmin ediliyor. Zira, muhtemel anlaşmaya göre,  “Abbas başkanlığındaki Filistin yönetimiyle işgal rejimi arasında yapılacak anlaşmayla iki taraf arasındaki tarihi mücadele ve çatışmanın son bulduğu ilan edilecek, Arap ülkelerinden temsilcilerle Arap birliğinin hazır bulunacağı toplantıda işgal rejimiyle ilişkilerin tamamıyla normalleştirildiği ilan edilecek, Filistin tarafının İsrail devletinin Yahudiliğini kabul etmesine karşılık işgal rejimi anlaşmaya varılan sınırlar dahilinde Filistin devletinin kurulmasını kabul edecek.” Elbette ırkçı İsrail ve Filistin heyeti arasında yapılan ve Filistin halkının ve direniş gruplarının tepkilerine neden olan  müzakere süreci sansürlemek  için de  ırkçı İsrail tarafından Mahmut Abbas yönetimiyle  danışıklı oyunlar oynanmaktadır. Zira, HAMAS’ın siyasi birim üyesi Dr.Musa Ebu Merzuk, ırkçı İsrail’in müzakere sürecinde bazı Filistinli esirleri serbest bırakmanın tesadüf olmadığını ve tamamen  Filistin halkını aldatmaya dayalı bir oyun olduğuna dikkat çekti.

Bu  arada sözkonusu müzakerelere tepkiler devam ederken Filistinli güvenilir kaynaklara göre, Amerika’nın öncülüğünde Abbas yönetimiyle işgal rejimi arasında müzakerelerin 14 Ağustos’ta resmen başlayacağının kesinleşmesinden sonra Filistinli çevre ve grupların müzakerelere karşı ortak tavır belirlemek için ulusal ret cephesi kurma girişimi başlatacak olmaları da dikkat çekicidir.  Müzakerelere karşı olduklarını belirten başta Filistin Kurtuluş Örgütü bünyesindeki bazı hareketler olmak üzere sürece baştan beri karşı duran hareketlerin böyle bir cephe oluşturmak için yakında çalışma başlatacaklarını belirttiler.

Kurulması planlanan koalisyonun müzakerelere karşı duruş sergileyip, bu müzakerelerden doğacak sorumlulukların da hiçbir zaman Filistin halkını bağlamayacağını açık bir dille ifade edeceği, şu anda Filistin halkı adına düşmanla görüşmelere giden takımın temelde bu halkı temsil etmediğini deklare edeceği kaydedilmesi de aslında Filistin halkının tepkilerini ortaya koyması açısından önemlidir.

Abbas yönetiminin halka ve halkın bağrından çıkan hareketlere danışmadan düşmanla müzakerelere dönme kararının bundan sonra Filistinli gruplar tarafından sert bir dille eleştirilmesinin devam etmesi dikkate alındığında  sözkonusu müzakerelerin  daha  şimdiden yenilgiye uğradığını söylemek zor değil ama terör rejimi İsrail, Abbas’ın kanalıyla Filistinliler arasında da ihtilafları şiddetlendirmenin yolunu bulmuş ve böylece  yıllardır Filistin’de  milli birlik hükümetinin kurulmasına dair yapılan çabaları da boşa çıkarmıştır.

Gerçekte  2010 yılında sözde barış görüşmelerinin kesintiye uğramasında en büyük  sebep olan siyonist site inşaatlarının devam etmesi bugün Abbas tarafından hiçe sayılmıştır. Zira, görüşmelerin yapıldığı bu süreçte ırkçı İsrail rejimi, binlerce yeni konut  projesini Ürdün Nehrinin Batı Yakası ve Doğu Kudüs’te  yapma kararı almıştır.

Her halükarda bugün başlaması beklenen sözkonusu müzakereler daha sonuç alınmadan Mahmut Abbas’ın Filistinliler arasında siyasi hayatını da sonuna getirmiştir. Zira, ırkçı İsrail ve hamisi kendine daha yakın gören Abbas, Filistin halkının  hiçbir ilke ve hakkını hesaba almamıştır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi

*

Başa dön tuşu